Thursday, February 23, 2012

Kızılaydan Deprem Bölgesine Yardım

Editör admin Ekim - 24 - 2011 YORUMLA
Van`da meydana gelen 7.2 şiddetindeki depremin ardından Elazığ Kızılay Afet Yönetim merkezinden bölgeye çadır ve battaniye sevkıyatına başlandı.Elazığ Kızılay Afet yönetim merkezi tarafından depremin ardından Van`a yardımların gönderilmeye başlandığı belirtildi. Kızlıay Afet Yönetim merkezi sorumlusu Yaşar Çağrıbay, depremin ardından hemen çalımlara başladıklarını belirterek,” Depremin ardından bölgeye 207 Çadır, 2 Bin 250 battaniye 6 Seyyar mutfak gönderdik. İhtiyaç olması halinde malzeme göndermeye devam edeceğiz” diye konuştu.
        Kızılay Afet yönetim merkezinde hummalı çalışma başlatıldı. Kamyonlar yüklenerek bölgeye gönderiliyor.Van’da meydana gelen depremden sonra bölgeye arama kurtarma ekipleri ve sağlık personeli sevk edilmeye devam ediliyor.Elazığ il sağlık müdürlüğü tarafından deprem bölgesine tam donanımlı 5 ambulans ile 13 kişiden oluşan Ulusal Medikal ekibi gönderildi belirtildi. İhtiyaç olması halinde takviye ekip gönderileceği ifade edildi.
  Fırat Üniversitesi’ne Mimarlık Fakültesi kuruluyor.Karar Resmi gazetenin bugün ki sayısında yayınlandı.
        Resmi Gazetenin bugün ki sayısında yer alan kararnamede, çeşitli üniversitelere toplam 18 fakülte, meslek yüksek okulu ve enstitü açılacağı duyrulurken, kararnamede, Elazığ Fırat Üniversitesi bünyesinde Mimarlık Fakültesinin açılacağı ilan edildi,
       Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve bakanlar kurulu imzalı kararname bugün ki resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi

Kamer Genç Elazığ İçin Uyardı

Editör admin Ekim - 22 - 2011 YORUMLA

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, iki şehidin uğurlandığı Elazığ’da gerginlik yaşandığını açıklayarak, “BuradaTuncelilerin yaşadığı bölgelerde gerginlik var.Tuncelileri abluka altına almışlar. risk var” dedi.

TBMM’de bir basın toplantısı yapan Genç, bölgeden yoğun telefon aldığını belirterek, “İki şehit kardeşimiz Elazığ’dan. Malesef bir takım insanlarTuncelilere saldırmışlar. Hozat Garajı denen bölgede. Bugün sabahtan beri bu bölgeden telefon alıyorum” diyerek şöyle konuştu:

“Tuncelilerin yaşadığı alanlar abluka altına almışlar. Heran bir Sivas gibi olma olayı var. Telefon üzerine telefon geliyor. Bir saldırı  olabilir. Gereken tedbirler alınsın. . Devleti göreve davet ediyorum.”

Tunceli’den 7 kez seçildiğini hatırlatan Genç, “Tuncelilerin PKK’lılardan yana olmadıkları ortada. Son seçimde bile yüzde 57 oy CHP’ye verdiler. Ben demokratik laik Cumhuriyeti savunuyorum. Her ilde çeşitli düşüncelere sempati duyan insanlar olabilir” dedi. Genç şunları söyledi:

“Kendilerini göreve davet ediyorum. Bu ikaza rağmen orada ciddi olaylar olursa sorumlusu İçişleri Bakanı, Başbakan ve validir.”

Bank Asya 1. Lig’in 7. Haftası’nda deplasmanda karşılaştığı Boluspor’la 2-2 berabere kalan Bordo-Beyazlı Temsilcimiz Elazığspor’da, gözler 8. Hafta’daki Akhisar Belediyespor Maçı’na çevrildi…
Pazar günü saat 13.30’da kendi saha ve seyircisi önünde Akhisar Belediyespor’la karşılaşacak olan Bordo-Beyazlılar, bu maçın hazırlıklarına tek antrenmanla başladılar…
Saat 17.00’de Elazığspor Tesisleri 2 No’lu Antrenman Sahası’ndaki çalışmada rejenerasyon olarak adlandırılan yenileme idmanı uygulandı…
Teknik Direktör Hüsnü ÖZKARA ile yardımcıları gözetimindeki antrenmana Veysel ile Sezai haricindeki tüm futbolcular katıldılar…
Elazığspor’da, Akhisar Belediyepspor Maçı’nın son çalışması Cumartesi günü yapılacak ve Trt6dan naklen yayınlanacak.

Bdpye Molotoflu Saldırı

Editör admin Ekim - 22 - 2011 YORUMLA

Elazığ`da Hozat Garajı Mevkii`nde bulunan BDP İl binasına bugün akşam sıralarında bir kişi tafından molotoflu saldırı düzenlendi.
Atılan molotof kokteylinin isabet ettiği binanın dışındaki parti tabelası yandı. Yangın, kısa sürede söndürüldü. Bugün bölgede yaşanan olaylar nedeniyle parti binası çevresinde önlem alan polis, molotof kokteyli saldırıyı gerçekleştiren şüpheliyi yakaladı. Şüpheli, emniyete götürülerek gözaltına alındı.

Elazığspor Boluspor Maçına Hazır

Editör admin Ekim - 18 - 2011 YORUMLA

Pazar günü Bolu Atatürk Stadyumu’nda Lider Boluspor’la karşılaşacak olan Elazığspor’da bu maçın hazırlıklarının ilimizdeki bölümü, yapılan tek antrenmanla tamamladı…

Saat 13:30’da Elazığspor Tesisleri 2 No’lu Antrenman Sahası’nda gerçekleştirilen ve yaklaşık 90 dakika süren günün tek idmanında Bordo-Beyazlılar teknik – taktik ağırlıklı bir çalışma gerçekleştirdiler…

Teknik Direktör Hüsnü ÖZKARA ile yardımcıları refakatinde yapılan idmana sakatlığı nedeniyle İstanbul’da tedavisine devam edilen Sezai DEMİRCAN’ın yanı sıra, sakatlığı nükseden Taylan ELİAÇIK katılmadı. Genç golcünün sakatlığı nedeniyle Boluspor Maçı kadrosundan çıkarıldığı öğrenilirken, Veysel AKSU takımdan ayrı olarak çalıştı. Veysel’in de Boluspor Maçı’nda oynamasının zor olduğu belirtildi.
Bordo-Beyazlı Kafile, sabah Anadolu Jet’e ait tarifeli uçakla Ankara’ya gidecek ve karayoluyla Bolu’ya geçecekler…
Öte yandan temsilcimizin dönüş programında değişikliğe gidildi… Daha önce Malatya’ya ineceği açıklanan Bordo-Beyazlı Kafile direkt Elazığ Havaalanı’na iniş yapacak…

Elazığ Şirketleri Risk Altında

Editör admin Ekim - 18 - 2011 YORUMLA
Türkiye`de de 1,2 milyon şirketin veri tabanına sahip Dun & Bradstreet Bilgi ve Danışmanlık A.Ş (D&B Türkiye), 81 ilde toplam 37 bin 825 şirketin risk analizini yaparak Risk Haritası hazırladı.
       Sonuçları basın toplantısıyla açıklanan çalışmaya ilişkin bilgi veren D&B Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Selim Seval, kredileri yönetebilmek için riskleri ölçülebilir hale getirmek, riskin hangi illerde hangi sektörlerde ne kadar değiştiğini bilmek ve erken uyarı sinyallerini almak istediklerini söyledi.
       Tek tek şirketlerin yanı sıra, portföyün riskinin de önemli olduğunu ifade eden Seval, “Biz Türkiye`nin risk haritasını çizelim, hangi il diğerinden daha riskli, kredi riskleri ne kadar artmış, illeri ve sektörleri karşılaştıralım. Bunlara renk verelim ve kredi notlarını harita üzerinde gösterelim dedik. Riskli iller kırmızı, risksiz olanlar yeşil olsun dedik. Bu çalışma reel sektördeki tüm kredi yöneticilerinin kredilerini yönlendirmek için navigasyon cihazı. Not yüksek olduğu zaman şirket iyi, batma olasılığı düşüktür“ dedi.
     Seval, Türkiye`nin global arenada yükselişine yardım edecek önemli bir araç olan çalışma kapsamında Türkiye Risk Haritası`nı il il, 6 farklı sektör başlığı altında değerlendirildiğini kaydetti.
      Her çeyrek itibariyle hazırlanacak çalışmada, Türkiye ve dünyada yerleşik firmaların, finansal kuruluşların, ithalat ve ihracatçılar ile kredi sigortası şirketlerinin raporlarını talep ettiği Türk şirketlerinin rating sonuçlarının ayrıntılı olarak karşılaştırıldığını belirten Seval, çalışmada Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması`nı esas aldıklarını ve raporda bölge, il ve ana sektörlere göre detaylı risk analizi yaptıklarını söyledi.
     Seval, D&B Türkiye Risk Endeksi`nin, her çeyrek dönem için ratingi (kredi riski) hesaplanmış firmalarla oluşturulduğunu ve çeyrek dönemler itibariyle gerçekleştirdiklerini belirtti.
     Endeksin “0 – 2.000“ aralığında gerçekleştiğini, 2.000 değerinin var olan tüm firmalar için hesaplanan riskin minimum olduğunu, “0“ın ise maksimum olduğu durumu gösterdiğini, “0“ın kırmızı, 1.000`in sarı 2.000`in de yeşil olacak şekilde risk haritası ile ilişkilendirdiklerini anlattı.

-12 bölge 6 sektör değerlendirildi-

         Çalışmanın Türk ekonomisinin kalp atışlarını yansıttığını ifade eden Seval, D&B raporlarında yer alan ratingin, bağımsız bir uzman tarafından ölçülmüş bir risk olduğunu belirtti. Ölçümlerin son derece sofistike istatistiki algoritmalara dayandığını kaydeden Seval, bu çalışmanın tamamen Türkiye`ye özel olarak geliştirildiğini de söyledi.
       Seval`in verdiği bilgiye göre, değerlendirme, İstanbul, Batı Marmara, Ege, Doğu Marmara, Batı Anadolu, Akdeniz, Orta Anadolu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere 12 bölge baz alınarak gerçekleştirildi.
       Bir ilin veya sektörün değerlendirmeye girebilmesi için sayı 15 olarak kabul edildi. Bir ilden rating verilen şirket sayısının 15`in altında kalması durumunda o il haritada beyaz olarak belirtildi. İl kapsamında dikkate alınmayan şirketler, yine de bölge, ülke ve sektör kapsamına dahil edildi. Finansal kurumlar, madencilik şirketleri, tarım-orman ve kamu kurumları çalışmanın dışında tutuldu. Risk haritasında üretim, toptan ticaret, perakende ticaret, inşaat, hizmet, ulaşım/enerji/iletişim olmak üzere 6 sektör değerlendirildi.
    Yüzde 54,3`ü limited, yüzde 36,9`u anonim, yüzde 6,3`ü şahıs olan şirketlerin yüzde 36,7`si üretim, yüzde 39,6`sı toptan ve ticaret alanında faaliyet gösteriyor.
    Şirketlerin yüzde 4,7`sinin cirosu 0-500 bin lira, yüzde 4,4`ünün 500 bin-1 milyon lira, yüzde 13,5`i 1 milyon-3 milyon lira, yüzde 43,5`i 3 milyon-30 milyon lira, yüzde 33,9`u da 30 milyon liranın üzerinde…
       İlk çeyrekte 11 bin 369, ikinci çeyrekte 14 bin 404, üçüncü çeyrekte ise 12 bin 52 şirket çalışmaya dahil edildi. 6 ay geçerlilik süresi olan reyting çalışmasında ilk çeyrekte 1.000 olan risk endeksi ikinci çeyrekte yüzde 5,4 artışla 1.054`e, üçüncü çeyrekte ise küçük bir iyileşmeyle 1.070`e çıktı.

-En riskli iller: Batman, Rize, Elazığ

        D&B Türkiye Risk Haritası`nın 2011 üçüncü çeyreğine ait verileri değerlendirildiğinde en riskli iller sıralamasında 544 endeks değeri ile Batman, 602 ile Rize ve 719 ile Elazığ ilk 3 sırada yer aldı.
     Üçüncü çeyrekte en düşük risk endeksi 1.358 değer ile Karaman, 1.300 ile Kırklareli ve 1.223 değer ile de Bolu illerine ait…
       Bölgesel olarak bakıldığında da, Ortadoğu Anadolu en riskli, Doğu Marmara ise en az riskli şirketleri kapsayan bölgeler oldu. Ortadoğu Anadolu Bölgesi son çeyrekte, Doğu Marmara Bölgesi ise her üç çeyrekte de en düşük risk seviyesine sahip çıktı.
       Bu illerdeki her şirketin riskinin yüksek olmadığına dikkat çeken Seval, “Bu endekse yansıyan risk ortalamasıdır. Bu ortalama içinde az riskli şirketler de var, çok riskli şirketler de. Önerimiz bu illerimizde yer alan şirketlerimizin daha şeffaf olmaları, ödeme vadelerine hassasiyetle uymaları ve kredi değerliliklerine önem vermeleridir“ dedi.
      Seval, Türkiye genelinde sektörel olarak bakıldığında, her üç çeyrekte de perakende ticaret en riskli faaliyet konusu olduğunu, en az riskli sektörün de üretim olduğunu kaydetti.
     Son çeyrekte Doğu Karadeniz Bölgesi`ndeki üretim şirketlerinin ortalama riskinin diğer bölgelerdeki üretim şirketlerine göre daha yüksek olduğuna işaret eden Seval şunları söyledi:
     “Değerlendirmemize göre en düşük riskli üretim şirketleri Orta Anadolu`da. Son çeyrekte perakende ticaret ile uğraşan şirketlerin en risklileri Doğu Karadeniz`de, en az risklileri ise Akdeniz Bölgesi`nde. Çalışmamızda değerlendirdiğimiz şirketlerin yüzde 40`ı üretim sektöründe, yüzde 32`si toptan ticaret sektöründe ve yüzde 8;i ise perakende sektöründe yer alıyor“ dedi.
      Selim Seval, D&B Türkiye Risk Haritası çalışmasının Türkiye`de şeffaflığın artması için çok önemli bir adım olduğunu, araştırmanın Türk şirketlerinin uluslararası arenaya çıkmalarına ve kredi değerlilikleri yüksek şirketler olarak tanınmalarına büyük destek sağlayacağını söyledi.
     Yerli ve yabancı kreditör kuruluşlar açısından, D&B Türkiye Risk Haritası`nın, kredi risk yönetimini kolaylaştıracağına inandığını ifade eden Seval, bunun da daha isabetli kredi kararlarının verilmesine zemin yaratarak Türkiye genelinde kredi tabanının yaygınlaşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Chakra Duo Konseri AKMde Yapıldı

Editör admin Ekim - 15 - 2011 2 YORUMLAR
Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde CHAKRA DUO Müzik Grubu tarafından konser düzenlendi.Chakra Duo Müzik Grubu Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde bir konser düzenledi.Solist, Yağmur SİVASLIOĞLU ve Gitarist Andrea Vettoretti dinleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı.
Konserde ayrıca yapılan çekilişle, bazı seyircilere gitar hediye edildi.

Çayda Çıra yayıncılık tarafından yayınlanan Elazığ Fıkraları Ve Türkülerimiz Öykülerimiz kitapları kısa zamanda tükenince 3. baskıları yapıldı. Ekrem Katı Tarafından yazılan “Elazığ Fıkraları” adlı kitap, yeni derlemeler ile genişletilerek iki bin adetlik 3. Baskısını yapıp, Ankara da yapılan Elazığ Günleri fuarında okuyucuyla buluştu. Çayda Çıra Yayıcılık standında en çok satan kitap olan Elazığ Fıkraları adlı kitap 255 fıkradan oluşuyor.
Gazeteci Yazar Yücel Çakmak’ın derlemiş olduğu “Türkülerimiz Öykülerimiz” adlı kitabın 3. Baskısı da yine iki bin adet olarak gerçekleştirildi. Daha önce yayınlanan “Elazığ Fıkraları” ve “Türkülerimiz Öykülerimiz” adlı kitaplar yoğun ilgi görmüş ve kısa sürede Tükenmişti. Çayda çıra yayıncılık yoğun ilgi gören kitapların 3. baskılarını yaparak okuyucularına hizmet etmeye devam ediyor. Bu iki kitabı isteyenler Çayda çıra yayıncılıktan ve seçkin kitapçılardan temin edebilirler. 0424 233 20 55 Nolu telefonla irtibat kuran okuyucular da kitaplara ödemeli olarak sahip olabilecekler.Gadanalam.com olarak Ekrem Hocamıza başarılar diliyoruz

2.Medya ve Etik Sempozyumu

Editör admin Ekim - 13 - 2011 YORUMLA

RTÜK Üst Kurul Üyesi Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, “Büyük bir iletişim devrimini yaşıyoruz ve dünya gerçekten büyük bir değişimin eşiğinde“ dedi.
Fendoğlu, Fırat Üniversitesi (FÜ) İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen “2. Medya ve Etik sempozyumu“ açılışında yaptığı konuşmada, dünyayı değiştiren insanların önemli bir bölümünün iletişim sektörünün içinden çıktığını belirterek, iletişim fakültelerinin dünyayı değiştiren insanları yetiştirdiğini kaydetti.
Dünyanın en büyük imparatorluklarından biri olan Osmanlı İmparatorluğu`ndan kopan Arap dünyasının 80 yıldır kendi içinde büyük bir bocalama geçirirken nihayet iletişim, facebook, twitter ve sosyal paylaşımın sayesinde yeniden doğduğunu, “Arap Baharı“nı oluşturduğunu ve dünyayı da bir bahar havasına büründürdüğünü ifade eden Fendoğlu, “Ve Arap baharının bir ABD, bir İngiliz baharına yol açtığını medyadan okuyoruz. Bu iletişim sayesinde oluyor. Eskiden çağlar 300-400 yılda bir doğardı ama artık 5-10-20 yılda bir, belki çağı değiştirecek inovasyonların yapıldığını görüyoruz“ dedi.
Eskiden Elazığ`daki bir esnafın sadece kente hizmet ederken şimdi dükkanından internete girip Japonya ile ticaret yaptığını anlatan Fendoğlu, şunları söyledi:
“Artık ülkelerin sınırları yok. Times Nehri`nin kıyısındaki bir esnafla Fırat Nehri`nin kıyısındaki esnaf artık arkadaş oldu. Artık sınırlar kalktı dünyada. Büyük bir iletişim devrimini yaşıyoruz ve dünya gerçekten büyük bir değişimin eşiğinde. Bizim de bu yeni dünyaya adım atmamız ve uyum sağlamamız gerekiyor. Eskiden bizim gerçek arkadaşlarımız vardı ama şimdi hayali arkadaşlarımız var. Facebook`ta yüzünü görmediğimiz bir sürü hayali, sanal arkadaşlarımız var. Sadece Türkiye`den değil dünyadan da öyle. Eskiden sanal arkadaşlık var mıydı? Yok. Bu büyük bir devrim gerçekten.“
Fendoğlu, daha önce dünyanın en büyük ansiklopedisinin Britanica iken günümüzde internet üzerinden yayın yapan Wikipedia`nın bunun yerini aldığını belirtti.
Sempozyuma ismini veren etik kavramına atıfta bulunan Fendoğlu, “Aslında neden bunun yerine bir reyting sempozyumu denilmedi? Çünkü etik ile reyting aslında birbirinin zıddı gibi geliyor bana. Ve isim son derece isabetli seçildi. `Bir reyting uğruna yarab ne güneşler batıyor` diyeceğimiz günlerde yaşıyoruz aslında. `Her şey para, ticaret, reyting için` diyenlerle `her şey etik, ahlak için` diyenler iki farklı dünyayı oluşturuyor aslında iletişim sektöründe“ dedi.

-Terör ve medya-

Fendoğlu medya etiği ile terörün de ilgisi olduğunu söyledi. Türkiye`de maalesef etiğe aykırı olarak terör haberlerinin verildiğini gördüklerini ifade eden Fendoğlu, ABD`deki 11 Eylül saldırısı ve çeşitli Avrupa kentlerindeki terör saldırılarında batı ve ABD medyalarının haberleri uygun ve olumlu yönde verdiğini, bu konuda sınıfta kalmadığını kaydederek, şöyle devam etti:
“Türkiye`deki medyanın da aslında bu terörü veriş biçimi üzerinde galiba durulması gerekiyor. Bunun üzerinde duruluyor şu andaki durumumuz çok da kötü değil. Geçen yıla göre çok daha iyi bir durumdayız medyanın terör haberlerini veriş biçiminde. Ama yine de bu sonlarda medyanın kendisini bir gözden geçirmesinde fayda var. Mesela Silvan`da 13 askerimiz şehit olduğu saldırıyı hatırlayınız. Asker mataralarının gösterilmesinin hiç bir anlamı yok, kan görüntülerinin. Mağdurların yakınlarının yakından çekimi hiç bir ilkeyle prensiple ilişkisi yok. Veya terör mağduruna ilk kez bir basın mensubunun haber vermesi ve onların mağduriyetini sömürmelerinin hiç bir ilke, prensiple alakası olmadığını söylememiz gerekiyor.“

-FÜ Rektörü Prof. Dr. Bingöl-

FÜ Rektörü Prof. Dr. Feyzi Bingöl de etik ve toplumun yönlendirilmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Toplumun iyi şeylere de tam tersine toplumu çok farklı yönlere götürerek ülkelerin parçalanmasına bölünmesine de neden olunabileceğini ifade eden Bingöl, “Bugün zararlı, ülkemiz üzerinde oyun oynamak isteyen medyaların adlarının siz benden iyi biliyorsunuz. Hedef ülkeyi parçalamak, bölmek. Bu sadece ülke içinde olmadan dünyanın herhangi bir yerinde yayın yapabilir veya internet kanalıyla yayın yaparak bugün gerçekten çok zararlı yayınlar olabiliyor. RTÜK üyemiz aileden bahsetti doğrudur ama sadece aile değil, ülkenin parçalanması bölünmesi veya tersi ülkenin birlikte bütünlükte kalkınması için hizmet edilebilir“ dedi.

-“RTÜK yaptıklarıyla iletişim fakültelerine büyük zarar veren bir kuruldur“

İletişim Fakülteleri Dekanları Konseyi Başkanı Prof. Dr. Asker Kartari ise radyo televizyon yayınlarıyla ilgili yasa konusunda RTÜK ile çok büyük bir çatışma yaşadıklarını söyledi.
RTÜK Üst Kurul Üyesi Fendoğlu`nun katılacağı başka bir program için toplantıdan ayrılmasına değinen Kartari, “Keşke RTÜK üyesi de burada olsaydı. Fikirlerimizi ortaya sürdük ve maalesef başaramadık. İletişim fakültelerinin yayın hakkını yasadan kaldırdılar. Ve buna ön ayak olan kurul da RTÜK`tür“ dedi

 
Designed by Güven YÜMLÜ
Eğlence